BİLİŞİM MEKANI

BİLİŞİM MEKANI bir bilişim sitesidir.

En son konular

» Bilgilendime;
Ptsi Nis. 18, 2016 8:07 pm tarafından Admin

» Törenlerimiz
Ptsi Ara. 13, 2010 9:48 am tarafından yağızbjk

» 1 yıl daha yaşlısın artık Cumhuriyet
Ptsi Ara. 13, 2010 9:45 am tarafından Admin

» polis arabaları
Ptsi Ara. 06, 2010 9:51 am tarafından yağızbjk

» bunu düşündüm tokat el sanatları
Ptsi Ara. 06, 2010 9:42 am tarafından Admin

» sitemizi nerden duydunuz
Salı Kas. 23, 2010 9:43 pm tarafından Admin

» online IQ testi
Salı Kas. 23, 2010 9:26 pm tarafından Admin

» en büyük dostumuz (oyunmemo)
Çarş. Ekim 27, 2010 7:30 pm tarafından Admin

» Forum Kuralları
Çarş. Ekim 27, 2010 7:28 pm tarafından Admin

Tarıyıcı


    Ritalin Sızıntı dergisi

    Paylaş
    avatar
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 38
    Kayıt tarihi : 04/05/09
    Nerden : Tokat

    default Ritalin Sızıntı dergisi

    Mesaj  Admin Bir Cuma Mayıs 29, 2009 11:15 am

    Ritalin'e Farklı Bir Bakış
    Dr.Hasan AYDINLI
    Ritalin bir çoğumuz tarafından bir şey ifade etmiyor olabilir. Hattâ birçok kişinin bu ilâcın ne olduğu ve nerede kullanıldığı konusunda bile bilgisi bulunmamaktadır. Kendi çocuğu bu ilâcı kullanan ve fayda gören bir çok anne babanın da ilâç hakkında tam bir bilgisi bulunduğu söylenemez. Bundan dolayı duyulan ve okunan bazı bilgiler kafa karışıklığına yolaçabilmektedir.
    Piyasada ticarî ismi Ritalin olan ilâcın müessir maddesi, metilfenidat dediğimiz merkezî sinir sistemi uyarıcısı olan bir maddedir. Amfetamin benzeri tesir yapan bu ilâçların tedavi için kullanımı 1950 yıllarında başlamıştır, yani günümüzdeki bir çok ilâçtan çok daha önce bulunmuştur. Ritalin daha çok dikkat eksikliği ve hiperaktivite durumlarında kullanılmaktadır. Başka kullanıldığı durumlar ve hastalıklar da olmasına rağmen, en fazla bu maksatla kullanıldığı için hiperaktif çocukların ilâcı olarak tanınmıştır.
    Aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtüsellik belirtileriyle kendini gösteren bu bozukluk, ilk bakışta sıradan bir davranış gibi gelse de kişinin hayatını oldukça etkilemektedir. Bilhassa okul dönemi ve okul öncesi dönemde bu olumsuz davranışlara rastlanmaktadır. Bu çocuklar; ders başarısı, arkadaşlarıyla ve anne babalarıyla olan münasebetlerinde problemler yaşamaktadır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite durumunda çoğunlukla çocuğun ders başarısı giderek düşmekte, arkadaş münasebetleri bozularak okul ve arkadaş çevresinden dışlanmakta ve psikososyal zorluklar oluşmaktadır. Bu problemleri yaşayan çocuklarda davranış bozukluğu, öğrenme güçlüğü, madde bağımlılığı ve depresyon sık olarak birlikte görülmektedir.
    Günümüzde bu problemleri önlemede en önemli tedaviler ilâç tedavisi, davranışçı tedavi ve diğer terapi çeşitleridir. Sayılan tedavi çeşitleri içerisinde en tesirli olanı ilâç tedavisidir. İlaç tedavisinde ilk tercih Ritalin'in de aralarında bulunduğu merkezi sinir sistemi uyarıcısı ilaçlardır. Son zamanlarda ABD'de yapılan bir çalışmada bu hastalığın tedavisinde ilâç kullanılmadan başarısız olunduğu belirtilmiştir. Bazı hekimler, bu ilacı kendi çocuklarına da vermektedir.
    İlacın uyuşturucu niteliği, ilacın kullanım şekli ile alâkalıdır. Normalde ağızdan alınan Ritalin, tedavi dozundan çok yüksek miktarda damar içine alındığında veya burundan koklandığında uyuşturucu benzeri bir tesir yapabilir. Şunu unutmamak gerekir ki bütün ilaçlar yanlış kullanıldığında ve uygun dozda kullanılmadığında insanlar için zararlı olabilir.
    Birçok ilâçta olduğu gibi bu ilâcın da yan tesirleri vardır. Bu yan tesirlerin en sık olanları iştahsızlık, uykusuzluk, sinirlilik, karın ağrısı, baş ağrısı ve mide bulantısıdır. Toksik psikoz ve çok ender görülen başka yan etkiler vardır.
    Ayrıca Türkiye'de reklamı en az yapılan ilâç Ritalin olduğu gibi fiatı da 5 dolar olup, ayda 10 dolarlık bir maliyeti vardır. Dolayısıyla menfaat maksatlı bir suiistimal ihtimali düşüktür.
    Hiperaktivite ve dikkat eksikliğinin sadece anne-babaların sevgisizliğinden ve ilgisizliğinden kaynaklandığı söylenemez. Beynin bazı bölgelerinde glikoz kullanımında bozukluklar olmakta, nörotransmitter sistemde bazı aksaklıklar göze çarpmaktadır. Bu çocuklarda enerji fazlalığı olduğu doğru değildir, belki beyindeki davranış kontrolünü sağlayan bölgenin iyi çalışmadığı daha uygun ifade olur. Bu çocuklara uygulanan testlerden elde edilen bilgilere göre, hareketlilikle ilgili dokuz, dikkat eksikliğiyle ilgili altı, ve dürtüsellikle ilgili üç belirtisi vardır. İlâcı kullanmanın gâyesi çocuğun hareketliliğini azaltmak değil, gerekli ve faydalı hareketler yapmasını temin etmektir.
    avatar
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 38
    Kayıt tarihi : 04/05/09
    Nerden : Tokat

    default Geri: Ritalin Sızıntı dergisi

    Mesaj  Admin Bir Cuma Mayıs 29, 2009 11:15 am

    SIZINTI'NIN DEĞERLENDİRMESİ
    Ritalin'e dair yaptığımız araştırmada, bu konuda hâlâ çeşitli tartışmaların devam ettiğini gördük. İnternette kısa bir dolaşma ile bu hususta elde ettiğimiz bilgilerin bir kısmı aşağıda özetlenmiştir:
    Lawrence Wheathers'ın 1998'de yayınlanan "Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunda Başarı Yolu, İlaçsız Tedavide Yeni Bir Model ve İnkılabçı Bir Teori" isimli kitabında geniş olarak ele alındığına göre, hiperaktivite ve dikkat eksikliği sendromu ne bir bozukluk ne de biyolojik temeli olan bir rahatsızlıktır; bununla ilgili olarak da beyinde nöroanatomik bir bozukluk yoktur (www.caer.com).
    Bu rahatsız edici durum, çocuğun dünyaya geldiği aile ve toplum çevresi ile fıtrat ve mizacının örtüşmesindeki zayıflıktan kaynaklanmaktadır. Çocuğun bulunduğu çevreye karşı uyum zayıflığına tesir eden faktörler değiştirilerek bu durum düzeltilebilmektedir. Dolayısıyla bu durum, aslında çocuğun kendine uygun olmayan ortama karşı çok ustaca kullandığı bir savunma mekanizması olarak da tarif edilebilir. Aynı savunma mekanizmasını zaman zaman büyükler de kullanmaktadır. Bu olumsuz durumlar ortadan kalktığında çocuklar gayet uyumlu ve sağlıklı davranır hale gelmektedirler. Fakat büyükler bu çocuklarla uğraşmaktan kaçındıkları ve yeterli zaman bulamadıkları için, bu çocuklar azınlıkta kalmakta, dolayısıyla hemen ilâçla tedavi yoluna başvurulmaktadır.
    Bugün ABD'de dört milyon çocuk bu ilâcı kullanmaktadır. Çünkü ilâçla tedavi çok hızlı cevap üreten, ebeveynlerin ve öğretmenlerin işini kolaylaştıran bir yoldur. 1990'dan bu yana ilâcın üretimi % 700 artmıştır. Okullarda ve kreşlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. İlâcın kokainle aynı tesiri yaptığı ABD'de yayınlanan raporlarda belirtilmektedir (Simon ve Schuster, 1999). 1995 yılında Teksas'da aşırı Ritalin kullanarak acil servise kaldırılan çocuk sayısı ile kokain kullanımından dolayı acil servise kaldırılan çocuk sayısı aynıdır.
    Bu çocuklarda, beyinde davranışı kontrol eden bölgeler arasında koordinasyon bozukluğu görülmektedir, fakat bu neticenin oluşması birçok faktöre bağlıdır. Yaratılıştan bir yatkınlık (güç mizaçlı çocuklar) olduğu gibi, bu yatkınlığın hamilelik döneminde annenin beslenmesi, stres yoğunluğu, doğum esnasındaki zorlamalar, çevre ile ilgili faktörler, anne-babanın eğitimine ve hayata bakışına bağlı olarak çocuğa karşı yanlış davranışları ve çocukla olan münasebetleri, sözkonusu durumun ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir.
    Ayrıca ritalinin beyinde glikoz kullanımını düzenlediğine dair sadece bir vak'a rapor edilmiştir. Ritalin ile glikoz kullanımı arasında bir alâka bulunsa bile bu durum hastalığın nörobiyolojik olduğunu göstermez, çünkü ilâç normal çocuklarda da aynı tesiri oluşturmaktadır. Belirtiyi yok etmekte, ancak hastalığı tedavi etmemektedir. Hastalığın biyolojik sebebi tam olarak bilinmediğinden, teşhis ancak davranışların gözlenmesi ve analiz edilmesiyle belirlenebilmektedir. Fakat bu testlerle hangi çocuğun hiperaktif ve dikkat eksikliği olduğunu teşhis etmek çok zordur. Zira bu testler çocuğa uygulandığı için güvenilir değildir.
    Birçok uzman sebep-sonuç münasebeti konusunda tartışmaktadırlar. Acaba bu bozukluk, beyindeki nörolojik bir yapı arızasının veya biyokimyevî aksaklığın sonucu mudur, yoksa aile çevresindeki geçimsizliklerin, henüz gelişmekte olan 0-3 yaş arasındaki çocuk beyninde arıza meydana getirmesinin veya doğumdaki bir zorlanmanın sebep olduğu bir sonuç mudur?
    Hiperaktivite ve dikkat eksikliği sendromu konusunda akılda tutulması ve dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekilde özetlenebilir:
    1- Öncelikle çocuğunuzu yetişkin penceresinden değil, onun penceresinden anlamaya, çevresine karşı neden "tepki" tarzında tutum ve davranışlarda bulunduğunu tesbit etmeye çalışınız. Çocuğun his dünyasını dopamin sistemi üzerinden düzenleyen ilâçları hekiminizle birlikte kullanmaya karar vermeden önce, çocuğunuzun mizaç motifine uygun hissî ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayıp karşılayamadığınıza bir psikolog ile birlikte karar veriniz. İlaca başlamadan önce, çocuğun mizaç motifi ile ona sunulan ebeveynlik tarzlarının, kreşte ve okulda verilen eğitimin uygunluk derecesini belirlemenin, ona göre tutum ve davranış değişikliğine gitmenin, ilâçla tedavinin dozunu ve süresini kısaltabileceğini unutmamalısınız.
    2- Ritalin, Amerika Birleşik Devletleri Federal İlaç Dairesi tarafından, yüksek seviyede bağımlılık yapan ilâçlar kategorisine alınmıştır. Ritalin'in bulunduğu grupta amfetaminler, kokainler, morfin, afyon ve barbituratlar yer almaktadır. Dolayısıyla Ritalin bağımlılığa yol açmayan yumuşak uyarıcılardan değildir.
    3- Bu ilâçlar, çocuktaki zihnî ve hissî gelişmeye müsbet katkıda bulunmaktan daha çok, ebeveynlere ve öğretmenlere yardımcı olmaktadır(!). Ritalin bugünkü bilgilerimiz ışığında sadece hiperaktif çocuklarda gözlenen ve belirlenen nörobiyolojik bir bozukluğu düzeltmemekte, bu ilâcı alan herkesin dopamin seviyelerini artırarak, dikkat toplanmasına ve sakinliğe yol açmaktadır. Dolayısıyla ritalinin sistemde ürettiği cevap sadece hiperaktivite ve dikkat eksikliği belirtilerine has değildir.
    4- Hiperaktif çocuklara hem bağımsızlıklarını hem de sorumluluklarını geliştirecek vazifeler, işler ve sorumluluklar vererek, ayrıca onlara destek olarak kendilerini daha sağlıklı ifade etmelerine imkân sağlamalıyız. Belki de onlara has sınıflar ayırmalı ve ev ödevleri vermeliyiz. Onlarla hissî ağırlıklı beraberliklerimizi daha da artırmalıyız.
    5- Çocukların fıtratlarının temiz, zeki, sevecen ve iyiye yönelik olduğunu ve kendilerini geliştirmek için harekete ve fizikî aktiviteye ihtiyaç duyduklarını unutmayalım. Çoğu zaman çocukları küçük birer yetişkin konumunda görmek ister ve onları istediğimiz şekilde yetiştirmek için gayret ederiz. Ama çocukların ebeveynlerinden ve öğretmenlerinden beklentileri, yaratılıştan kendilerine verilmiş olan özelliklerine uygun, ilgi, destek ve şefkattir. Çocukların fizyolojik ve nörolojik gelişmeleri onların hareket etme isteklerine bağlıdır. Bu hareketler engellenmemeli ve zararsız olacak şekilde kanalize edilmelidir.
    Sonuç olarak, dikkat eksikliği ve hiperaktif olan çocukların tedavisi sadece ilâçla mümkün olmamaktadır. Bunun yanında anne babalar, bakıcılar, okul öncesi ve okul öğretmenleri şefkatle, sabırla, sevgiyle, bıkmadan, ne yaptığını bilerek onlarla ilgilenerek, tatlı-sert bir disiplinle durumlarını iyileştirebilirler. En önemlisi, bu çocukları özel sınıflarda sabırla birebir ilgilenerek ve şefkatle yaklaşarak eğitmenin yolunu aramalıyız. Bu eğitim yolu denendikten sonra, ancak çaresiz kalındığında uzman ve güvenilir bir psikiyatri hekiminin kontrolünde ilâçla tedaviye geçilebilir.

      Forum Saati C.tesi Kas. 25, 2017 9:43 am